21 Mart 2014 Cuma

Bütün vücutta bir sancıymış meğersem
Çaresizlik bu demekmiş
bilirken
unutmak için yalvarmak

inanmadığın tanrılardan sabır dilenmek demekmiş.

Ne zormuş be...

Geçermiş
ama nasıl geçeceği hiç bilinmezmiş...

20 Mart 2014 Perşembe

SANDIM Kİ

Bir ameliyat masasında ayırırlarken seni kendinden
kalbim varmadı verdiğin yaşamlara sevinmeye
Seni bir daha hiç görmezdim belki ve bilmezdim yaşar mısın
ama bilmezdim işte...
Dedim ki anneme "görsen tanırsın"
ezildim cümlenin geçersizliğinde.
Sandım ki...
Yine de sandım ki...

Kimsenin bilmezliğinde kaybetmişken biz seni
dilerim ki sen şimdi kendini bulmuş olasın.
Gözyaşlarımız dinecek kuşkusuz
ama dilerim ki varlığımız varlığını hiç unutmasın.
Dinlediğimiz her müzikte
içtiğimiz her içkide bir parça da sen olasın...
Dilim varmadı, aklım almadı...

O zaman
Pink Floyd dinlemek yakışırdı bize.

Küçücük bir kızdı...

Aklımın sınırları ölümün keskinliğiyle kazınırken...

veda etmem gerekmezdi
hiç gerekmemişti
hiç gerekmeseydi...

7 Mart 2014 Cuma

Kedileri dışarı salmışken
elim kelimeleri seçemezken
heyecanım eskidiği kadar yeniyken
sevdiysem
severdiysem
ne vardı ki
ne oldu
ne olacaktı
kimin umurundaydı
benim umurumda mı
gelmemiş
hiç
gelenden kıymetli olmadı
istekten değil
zaman...
Aanı bilirim ben
aanı unutur
aanı sayarım...
Olmamışın hesabı olanın heyecanından çiğdir
ve belki hiç olmayacaksa
o belki hiç hayal edilmemiştir.

6 Mart 2014 Perşembe

Beni o kadar gördün diye o kadarım mı sandın?

O kadar ki görüşümüz,
birini hep sarhoş, hep ayık, hep aptal, hep akıllı, hep çirkin, hep güzel...
Hep bir şey sanıyoruz.

Oysa insan o kadar bazen öyle / bazen böyle ki.

Kendi sınırlarımızda insanları sınırlıyoruz...

Yazık bize
ne kadar çok insanı tanıma fırsatını kaçırıyor,
ne kadar çok insanı gereksiz yere tanıyoruz,
öyle ya bazılarını da gözümüzde çok büyütüyoruz.

Open your mind derken

Ne yazık bize
hep kendi duvarlarımızda
herhangi bir şey sandığımız birileriyle
sandığımız şeyler yaşıyoruz

More real derken

ansa o
an ya
hep değil an yani
sadece
an işte
sen yazarken geçiveren
yaşarken bitiveren...

1 Mart 2014 Cumartesi

Tanıdığımızı zannettiklerimiz
tanıklık ettiklerimiz...

İnsan hep sürpriz

Kimsin ki?
kim bilir?

Severim belki seni
belki artık hiç sevmem

Varlık ve yokluk
fark yaratmıyor bazen...

6 Şubat 2014 Perşembe

everyday robots-damon albarn

kendimi tanımıyorum her zamanki gibi
asla
birine bakıyorum aynada
benden alabildiğine uzakta...

Her gün yeni bir yabancıya doğmak,
takip edemediğim bir vazgeçmişlik haliyle...

ve fakat basitliği...
Seviyorum onu.

endişe baş köşede
boşvermişlikle oyunlar oynarken...

bilmediğim sorulara kendinden emin cevaplar veriyorum.
Bildik bir yabancı gibi...

7 Ocak 2014 Salı

İNSANLIĞA NOTLAR_2014-01

Yalnızlık insanın kendisinin sebep olduğu bir şey olabilir.
Soruları doğru sormalıyız ki ihtiyacımız olan cevapları alabilelim insanoğlu.

Yaptıklarını yaptığın için sevilmekle,
sevilmek için bir şeyler yapmak arasında çok büyük bir fark var.
İçin dışına her zaman vuruyor...

Bunu düşün bence.
Evimin bir günü vardı!

neverland...

Cinsiyetsiz
yaşsız
statüsüz
egosuz
maskesiz

Ayrıyken bir
farklıyken aynı
saygılı
düşünceli
ortak
destek

Evim benim olmaktan çıkalı çok oldu
o gün orada olanlar artık belki hiç olmayalı...

Ve fakat ben ayrı topraklarda, farklı insanlarla
aynı kabullenişteyim...

Neverland...

Hayallerim gerçek oldu.

Bir de bizim çok güzel bir evimiz oldu...

27 Aralık 2013 Cuma

Ağzımıza sıçan şarkılar var
İnsanların üzerimizde bıraktıklarını boğum boğum ruhumuza kusan...

ruhumuza kusan insanlar var çünkü.
sabrettiğimiz kadar kaybolduğumuz
önemsediğimiz kadar hiç olduğumuz insanlar var.
Eğilim hiç, gelene gitmek yönünde olmamıştır
çünkü nedense insanın içinde hep bir hırs var...
Kendi kendisi önüne duvar olmuş
en yüksek dağların tepesinde
her şeyin tek doğrusunu bilen insanlar var
tanrılıkları altlarında taht gibi...

bakıyorum o aynaya
sadece pisliğime bakıyorum

seni sevemediğime yanıyorum.
Seni benden ayıran bencilliğime yanıyorum.
Köleliğime yorulduğuma yanıyorum.

Sahibiyet değil,
Sana ait olamadığıma yanıyorum.

1 Kasım 2013 Cuma

Mutluluklarımız hayal kırıklıklarımıza karışmıştı...

şişeden bardağa akarken
acı içinden akardı insanın
dediler ki neden içersin alkoliğe
dedi ki sen neden içmezsin...

13 Ekim 2013 Pazar

Sar dedi bir sigara daha.
Yeni edindiğin müzikle içine çek...
Tekrar yak, tekrar çek.

Kararsızlığın dengesizliğinle bir araya gelmiş,
içinde bir türlü var olamayan gerçekliği açık ara yenerken...

vazgeçtiğini sandığın hayallerin
üretme aşkıyla yüzüne vurur...

Sar dedi bir sigara daha.
Yeni edindiğin duyguyla içine çek...
Tekrar Yak, tekrar çek.

seçmekten değil denk gelmekten..
Bilmeden bil. Düşünmeden hisset.
Düşündüklerinden değil
hissettiklerinden delir.
Delilik iyidir.

Kedi gibi...
sandığın kedi algısıyla..

yık komplekslerini
kıskanma
kınama
saldırma
sal...

Kabul et..
Tekrar tekrar
ıkınarak
sıkılarak
kabul et...

Hep uzakta
kovala
kovala...
exterminate all rational thought...
bir nevi;
başlatmayın rasyonelliğinizden, yaşam öyle bi halt değil...
Şekiller siz onları tanımladığınız için şekiller
yoksa varlık aslında şekilli değil...

Düzensiz...
Şekilsiz...
Tanımsız...
Yolda....

7 Ekim 2013 Pazartesi

Kurduğumuz hayallerin içinde kaybolurken
Önümüzdeki gerçeklerin dışında kaldık belki...

Mutluluk hep hüzünlü gelmiştir bana
acı veren bir tarafı var sanki

özgürlüğe tutsak olmak gibi


Çelişki, ironi, diyalektik...

Savaş hiç bitmiyor.

Evimde kediler dizlerimi patilerken...

Gülüyorum diye gülüyorum mu sandın??

3 Eylül 2013 Salı

saçma savaşları bilip de doğmamış çocuklarımın cesetlerine ağlasam ne olacak...
kim ne bok yiyorsa yesin...
kendi kendilerine yapmadılar mı her şeyi
biz aşk şarkıları söylerken onlar öldürmediler mi birbirlerini...
Bunca yıl ölenlerden hiçbir şey öğrenmeyen onlar değil mi...
önüme gelirse savaş, arkamı dönüp gideceğim, çünkü ben insanlıkla, kendisi için savaşmaktan vazgeçtim...
Kaçtım artık ben, şiddetle şiddetten kaçıyorum..
o toprak sana kalmaz salak çünkü toprak seni zaten tanımaz...
düzenli olarak çelişirim
varlığım hiçliğimle çelişir
dertlerim keyiflerimle
mutluluğum mutsuzluğumla
sevgim nefretimle
tutkum bıkmışlığımla
isteklerim istemediklerimle

aynı ruhta bu kadar çok çelişkiyi barındırmak ne demek biliyor musun

kestirebiliyor musun
kesinliklerin hiç olmadığı
sürekli bir hareket ve düşünme halini

bak...

ıslanmayı seviyorum ama ıslak kalmayı hiç sevmiyorum ve fakat ıslak kalmamak için yapmam gerekenleri de yapmayı hiç istemiyorum.
Hayatım çok zor.
Teknoloji benim için ilerlemedi.

Her şeyin bir bedelinin olması bence çok saçma
isteklerini elde etmek için çalışman lazım falanlar...
Lanet
neden çalışmam lazım
gelse ya istediklerim, ne var yani.

evren öyle bağımsız bağımsız dolaşıyor ve fakat yine de bir denge lazım.
sebep????

Bilmek için öğrenmek lazım.

Kedi ne arkadaş
neyi öğreniyor yaşayarak
adam biliyor işte
düşünmeden de biliyor, okumadan da biliyor, yaşamadan önce de biliyor.
Bildiğin, bilerek geliyor.

Balık da biliyor.
Fish doesnt think cause a fish knows everything be.
Sarılsın sigara
fonda an american prayer
akılda

Ne zaman bu kadar yoruldum ve sıkıldım hiç bilemiyorum.

çocukluğumu kendimce hatırlıyorum..
O zaman da yorgundum galiba
belki doğmaktan

Hayal kurarken bile yoruluyorum lanet.

Öyle çok inandım ki sözümona varlığımın bu koca her yerde minik bir fark yaratacağına
Her hareketim bir şey anlatmak için...
Kişiye özel muamele, yeter ki daha iyi olalım
o da ne demekse

Oysa görüyorum ki yüzeyde bir gölge bile değilim.
Gerçekten de ruhumun uzun zamandır bildiği üzere
tam bir hiçkimseyim.

22 Ağustos 2013 Perşembe

single serving friends le ömür geçmez ki
kendimizi arasak
arayanları bulsak
evrende çeksek birbirimizi

keyifli geçen anlar toplanınca keyifli bir hayat yapmıyor
an akılda o kadar da kalmıyor...

Tene değen her zaman ruha değmiyor.

21 Ağustos 2013 Çarşamba

yok olduğum zamanlar oldu
yok ettiğim kendimi
yok ettiğim kendime
şişeler bazen vesile

Basit hep çok karmaşıktı
şimdi karmaşa çok basit göründü gözüme

çözüm bulmak değil
çözüm aramak asıl mesele
Yeninin karmaşasında
heyecanıyla karışık korkusunda
vazgeçtiklerinin yasında
ruhun yabancılaşırken kendine
bilincin üzüntüsünde
anlamlanamayan döngüde
yoklukta
varlıkta
hiçlikte
sanrıda
kayıplar yaratırken kendine
yarattıklarının leşinde

yaşınla akmak da var...

20 Ağustos 2013 Salı

Şekillendirdiğimiz geçmişte
canavarlar kadar krallar yarattık kendimize
sandıklarımız olanlardan,
olduklarımızdan hep başka başka...

Gerçeklik var olmanın ötesinde karmaşa
algılamak da algılamamak kadar problem galiba

13 Temmuz 2013 Cumartesi

Bazen de hissiyatımın kelimeleri terbiyesiz
limitlerim aşılmış
koşullarım zorlanmış
bencilliğim kollarıma dolanmış
savaş veriyorum kendimle
kendimi korumamak için
içime dönmemek
dışıma küsmemek için

tek başına savaşlar vermek değirmenlere

genişleyen çemberlerin içinde
yeni hapisler
her defasında kanmalar
kendine kanamalar

Tıpkı gençliğimin de dediği gibi hepimiz ölücez.

2 Temmuz 2013 Salı

WELCOME

acaip bi kısırlık, sürekli bir rüya hali.

Uyumlanma sürecinde kendini ifade tıkanık.
ruhun kusma arzusu...

Yabancılık duvarları...

Hayatı basitleştirmek önemli.
Ve
basit oldukça karmaşıktır.

14 Mayıs 2013 Salı

sevgili günlük çok acaip hallerdeyim.
Burda hava bi soğuk.
Yıllardır beraber yaşadıklarımdan uzaktayım.
Keyiften çok esaret gibi şimdi.
Hayatını değiştirmek kolay değil günlük.
Anlaşılmayı beklemiyorum elbette
paylaşılmasını bekliyorum.
alıyorum da belki.
Gözümün önündeki güzellikleri göremiyor
sebeplerimi hatırlayamıyorum.
korkuyorum günlük korkuyorum.
Seçimlerimin yüzüme bulaşmasından korkuyorum.
Hissiyatı yüksek bir hayvan olduğumdan
uyumsuzluktan korkuyorum.
Güzellikler sıkıntıyla mı başlar??
yoksa ben yine...

28 Şubat 2013 Perşembe

düşünmeden yaşamak değil benimki
başka şeyleri düşünerek yaşamak...
Kurallara uyamadığımı biliyorum
ama değil ki kendime kurallar koymuyorum.
Adil olduğumu sanıyorum
ama bilin ki sevdiğime taraf oluyorum.
bütün kabalıklarımla
yüzünüze vurduklarımla
kendimden kaçtıklarımla
bitmek bilmeyen lanet olasıca hatalarımla...
ait olmayı seviyorum
ama
hiçbir şeyin bana sahip olmasını istemiyorum.